YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3002
KARAR NO : 2017/5433
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2013/378-2015/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin mail order yoluyla satış yaptığını, satış sırasında üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, kart sahibi olarak …’ın kimlik bilgilerinin alındığını, mail order formu hazırlanıp ve fatura kesildiğini, davalı bankla tarafından 23.000,00 TL’nin 31.05.2013 tarihinde müvekkili şirketin hesabına geçildiğini, dava sonra davalın 26.08.2013 tarihinde müvekkili şirketin hesabından parayı çektiğini, davalı bankaya 11.09.2013 tarihinde ihtarname ile haksız olarak müvekkili hesabından çekilen 23.000,00 TL’nin iadesinin talep edildiğini, davalı banka tarafından satış işleminin kart hamilin bilgisi ve onayı dışında yapıldığını ve itiraz edilen tutar kart bankası tarafından davalı bankadan tahsil edilmiş olduğunu belirterek iade talebini reddettiğini, bu işlem nedeniyle bankanın sorumlu olduğunu, bedelin hesaba geçmesine güvenerek ürünlerin teslim edildiğini ileri sürerek 23.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının, dava dışı … Bankası kart hamili …’a ait 5331 xxxx xxxx … nolu kredi kartı kullanılarak 30.05.2013 tarihinde 23.000,00 TL tutarında mail order yoluyla ve şifresiz satış işlemi yaptığını, kart hamili Bahar llıcak’ın işleme itiraz üzerine yapılan incelemede davacı tarafından müvekkili bankaya sunulmuş olan belgelerde işlemi yapan şahısların … ve …… olduğu, kart sahibinin adının ise Halil Demiralay olarak belirtildiği, belgelerde harcamanın kart hamilinin rızası ile yapıldığını gösterir bir kaydın müvekkili bankaya sunulmadığını, bu gerekçelerle bedelin kart hamilinin hesabına iade edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı iş yerinde yapılan 23.000,00 TL tutarındaki işleme gerçek kart hamili olan … tarafından itiraz edildiği, mal ve hizmetin gerçek kart hamiline yapıldığını gösteren bir belge ve bilgi bulunmadığı, itiraz üzerine prosedürün işletildiği, davacı tarafından tanzim edilen Mail order formunda kart hamili … olarak göründüğü, tahsilat makbuzu ve faturalarda ismin …-… olduğu, bunlar arasında hiç bir rabıta gözükmediği, ticari hayatın olağan akışı içerisinde faturanın, ödeme yapan kişi adına kesilmesi icap ettiği, mesafeli işlemlerde siparişi verilen malın adresine sevk edilmesi gerektiği, oysa somut olayda malların bizzat kim olduğu bilinmeyen birine yapılmış olduğu, bu durumun Mail Order ödemesine uygun düşmediği, zira ortada malı teslim alacak bir kişi var ise ödemenin de o kişiye ait kredi kartı fiziki olarak kullanılmak suretiyle yapılmış olması gerektiği, somut olayda davalı bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.