Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/10142 E. 2017/5969 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10142
KARAR NO : 2017/5969
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili,fatura konusu ürünlerin tamamının davalıya teslim edildiğini,muhasebe kayıtları ile de borç-alacak bakiyesinde bir mutabakatsızlık olmadığını, davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından icra takibinde ve mahkeme dosyasında dayanak olduğu belirtilen fatura ve sevk irsaliyelerinin sunulmadığını, takibin hangi mala ya da ürüne dayandığı ve hangi şirkete satıldığının bilinmediğini,davacının müvekkilinin bir dönem müdürlük yaptığı…A.Ş. ile ticari ilişkilerinin olduğunu, takip konusu yapılan faturadaki malların … A.Ş.ye satılan mallar olduğu ve takip borçlusunun da bu şirket olması gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir şahsi borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının, davacıya cari hesap bakiyesinden kalan borcu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, fatura alacağına dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Takibe konu faturalardaki malların teslimine yönelik sevk irsaliyelerinin bir kısmında davalının imzası bulunup,bu faturalarla ilgili malların davalıya teslim edildiği hususunun kabulü yerindedir. Davalının imzasının bulunmadığı, ancak dava dışı … A.Ş ‘nin çalışanları olduğu belirtilen kişilerce sevk irsaliyelerinin imzalandığı anlaşılmış olup,bu sevk irsaliyesine konu malların davalı adına teslim alındığının kabulü doğru değildir.Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.