Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/8742 E. 2014/15807 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8742
KARAR NO : 2014/15807
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kooperatif hukukuna ilişkin davada… 5. Asliye Hukuk ve… 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R-
Dava, davacı arsa sahibinin, davalı müteahhit kooperatifin inşaatı eksik ve geç teslim ettiği iddasıyla açtığı tazminat davasıdır.
Karşı dava ise, davalı kooperatifin, davacı arsa sahibinin kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ileri sürmek surerek, kooperatif üyeliği karşılığı arsa sahibi davacıya verileceği kararlaştırılan 2.2 daireye haksız olarak el attığı ve faydalandığı iddiasıyla açtığı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilşkindir.
… Asliye 5. Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nundan doğduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… Asliye 2. Ticaret Mahkemesi ise, uyuşmazlığın üye ile kooperatif arasında bir dava olmadığı için ticari dava niteliğinde olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Bilindiği gibi asliye mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK’nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bundan başka, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarda hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK’nun 5/II).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında TTK’nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu’nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, dosya kapsamından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi gereğince, davacı arsa sahibi gerçek kişinin koopetaif üyesi olduğunu ileri sürmesi ve davalı-karşı davacı kooperatifin davacının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği için kooperatif üyeliği karşılığında kendisine verilmesi kararlaştırılan 2.2 daire üzerindeki hakkını yitridiği iddia edilerek taşınmaza elatmasının önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş olması karşısında, davacı ile davalı arasında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’ndan kaynaklanan üyelik ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve bu ilişkinin sona erip ermediği hususlarının değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın,… Asliye 2. Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nin 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince… Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.