YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18916
KARAR NO : 2017/10806
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’da dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdidin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği, somut olayda ise; sanıklardan … ve …’in 1950 doğumlu olan müşteki …’ye ait evin kapısından çıkıp, ardından da bahçesinden atlayarak kaçtıklarının fark edilmeleri üzerine sanıklardan …’ın, 1988 doğumlu olan diğer müşteki … tarafından 100-150 metre mesafe uzaklıkta yakalandığı, ardından sanığın elindeki mermer parçasını müştekinin koluna vurduğu, bu esnada sanık …’ın da komşular tarafından yakalandığı, ancak öncesinde sanık …’ın evden çalınan eşyaların konulduğu aracı ile birlikte olay yerinden kaçtığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin yağma suçunu oluşturmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bozma isteyen (2) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu anlaşılmakla, TCK’nın 87/3. maddesine göre kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi dikkate alındığında artırım oranının (1/6) olarak takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ihlal edilmediğinden tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan uygulama yapılırken TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca verilen 6 aylık hapis cezasının aynı Kanunun 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl olarak tayini ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.06.2009 tarih, 2008/103 Esas ve 2009/1430 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “1 yıl” ibaresinin çıkarılarak, yerine “12 ay” ibaresinin yazılması ile sonuç cezanın “12 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” de çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına ve hüküm fıkrasına “Sanık …’in Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 23.09.2009 tarihinde kesinleşen, 22.06.2009 tarih, 2008/103 Esas ve 2009/1430 Karar sayılı ilamında yer alan 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesi uyarıca hükmedilen 3.000 TL adli para cezasına ilişkin hükümlülüğü nedeni ile mükerrir olduğu anlaşıldığından, hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve kasten yaralama suçları nedeniyle hükmedilen hapis cezalarının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda sanıkların başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü/tutuklu olduklarının anlaşılması karşısında, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan uygulama yapılırken TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca verilen 6 aylık hapis cezasının aynı Kanunun 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl olarak tayini ile fazla cezaya hükmedilmesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar … ve …’ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.