Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20110 E. 2014/18632 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20110
KARAR NO : 2014/18632
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkillerinin oğlu olan İbrahim’in hayatını kaybettiğini belirterek, müvekkilleri için ayrı ayrı 40.000’er TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı … Otomotiv AŞ.’ye yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, bilirkişi raporu benimsenerek, ıslah doğrultusunda; diğer davalılara yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile, anne … için 14.163,45 TL; baba … için 9.038,34 TL maddi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan kaza, sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, anne için 15.000 TL, baba için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı … Otomotiv AŞ. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının (9), (10) ve (12) nolu bentlerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 15.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.