YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12896
KARAR NO : 2017/11917
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık … hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli kararın sanığa 21.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ise Uşak 3.Asliye Ceza Mahkemesi’ne verdiği temyiz dilekçesinin üzerinde havale tarihi olarak sehven 26.08.2014 tarihinin gösterildiği, UYAP ortamı üzerinden yapılan incelemede Uşak 3.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, söz konusu temyiz dilekçesinin Denizli 6.Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği tarihin 28.05.2014 olduğu, sanığın temyiz talebin CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık süre içerisinde yaptığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin reddine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İştirak halinde suç işleyen sanık ve suça sürüklenen çocuktan sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak alınmasına karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık … tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunmamasına rağmen; suç tarihinden sonra kesinleşen ve tekerrüre esas teşkil etmeyen Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 29/11/2012 gün, 2012/440 Esas ve 2012/894 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından tekerrür ve yargılama gideri ile ilgili bölümlerinin çıkartılması ve ayrıca hüküm fıkrasına “Sanık ile suça sürüklenen çocuğun sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin, sanıktan ve suça sürüklenen çocuktan payları oranında ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Suça Sürüklenen Çocuk …hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi uyarınca verilen 4 ay hapis cezasından aynı Yasa’nın 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirilmesi sırasında, hesap hatası sonucu 2 ay hapis cezası yerine, 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme ve suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları bakımından tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının aynı kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının aynı kanunun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,
3-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
4-İştirak halinde suç işleyen sanık ve suça sürüklenen çocuktan sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak alınmasına karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.