YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/28337
KARAR NO : 2017/20930
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
Dolandırıcılık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli bulunan İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2017 tarihli ve 2015/405 esas, 2017/31 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2017 tarihli ve 2017/106 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/05/2017 gün ve 94660652-105-35-3997-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/207 gün ve 2017/33428 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın, katılanı cep telefonundan arayarak “Sizi karakoldan arıyorum. Karakola gelebilir misin?” sözleriyle kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle bildirdiği bankamatik hesabına müşteki tarafından 2.500,00, 1.360,00, 1.500,00, 1.000,00, 1.000,00 ve 1.000,00 Türk lirası yatırılmasını sağlayarak menfaat temin ettiği iddia olunan somut olayda, sanığın eyleminin 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5232 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l bendinde yer alan, “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” işlenip işlenmediği ve anılan fıkrada düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmenin, 5235 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 7. maddesinde; “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” denilmek suretiyle görevsiz mahkemenin yaptığı işlemlerin hukuksal niteliği kesin olarak belirlenmiş olup, görevsiz bir mahkemenin davaya bakmış olması da aynı kanunun 289/1-d. maddesinde hukuka kesin aykırılık nedenleri arasında sayılmıştır. 26.10.1932 gün ve 29-32 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da kanuna aykırılık halleri esasa etkili usul hataları arasında gösterilmiştir. İncelemeye konu olayda da sanığın eylemi, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına alınmış olduğundan, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca bu suçlardan açılan kamu davaları ağır ceza mahkemelerinde görülecektir. Bundan dolayıdır ki asliye ceza mahkemesinin, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçun unsurları ile delilleri tartışması mümkün değildir. Nitekim, görev kamu düzeniyle ilgili olup değiştirilemeyecektir. Üst dereceli mahkemede yargılanmak sanık için teminattır. Bu yüzden suç tarihi itibariyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği de dikkate alınarak, delillerin değerlendirilip, sanığın hukuki durumunun lehe kanun hükümlerince belirlenmesi hususlarının ağır ceza mahkemesine ait olması karşısında, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarih ve 2015/405-2017/31 sayılı görevsizlik kararına yönelik yapılan itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen, 24.02.2017 tarih ve 2017/106 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.