YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25505
KARAR NO : 2017/20934
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/07/2016 tarihli ve 2015/148911 soruşturma, 2016/50076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/09/2016 tarihli ve 2016/3966 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/04/2017 tarih ve 94660652-105-34-1560-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2017 tarih ve 2017/23932 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda, müştekinin anne ve babasının öldürüldüğünü, babasının eşyaları arasında 08/08/2011 tarihli inşaat ve satış ortaklık sözleşmesi ve ekinde 8 adet toplamda 455.660 USD bedelli senetlerin bulunduğunu, şüphelinin senetleri geri alarak yine toplamda 240.000 USD bedelli senet verdiğini ancak senetlerin vade tarihi geldiğinde ödemeyerek dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinden bahisle yapılan şikayet üzerine, şüphelinin adresinin bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, açık kimlik bilgileri belli olan ve Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1148 soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan şüphelinin araştırılıp ifadesine başvurulması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.09.2016 tarih ve 2016/3966 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.