YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12462
KARAR NO : 2014/16813
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, İİK 277/1 maddesinde,iptal davasının konusunu 278,279 ve 280.maddelerde yazılı tasarrufların oluşturduğunun belirtildiği; bunların karşılıksız tasarruflar, aciz halinde yapılan tasarruflar ve olağan durumlarda borçlunun yapamıyacağı işlemlerle mal varlığında eksiltme yaratan tasarruflar olduğu, buradaki tasarruftan maksat, borçlunun 3.şahıslarla yapmış olduğu tasarruf muameleleri olduğu, doktrinde tasarruf muamelesinin “bir hakkı veya hukuki ilişkiyi doğrudan doğruya etkileyen, onu diğer tarafa geçiren, muhtevasının sınırlayan, değiştiren veya ortadan kaldıran işlem” olarak tanımlandığı, tasarruf muamelesi ile muameleyi yapan sahsın mal varlığındaki aktifin azaldığı, diğer tarafta ise çoğalma meydana geldiği, borçlunun mal varlığını azaltıcı nitelikte bulunan hukuki işlemler ve hukuki fiilleri tasarruf kavramı içinde değerlendirilmesi gerektiği, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılan iptal davası ile borçlunun alacaklısını zarara uğratma kastıyla mal varlığından (aktifinden) çıkardığı mal veya hakların ya da bunların yerine geçen kıymetlerin tekrar borçlunun mal varlığına (aktifine) geçmesinin amaçlandığı, kısacası iptal davasının konusunu tasarruf muamelelerinin oluşturduğu, somut olayda dava konusu 72 ve 74 parsellerle ilgili olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2005 tarih 2002/51 E-2005/76 K sayılı ilamı ve Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 3.3.2008 tarih 2008/99 E-2568 K sayılı anılan parsellere ilişkin onama ilamından “dava konusu taşınmazların (72 ve 74 Parsel yönünden)davalılardan vekil olan … ın davacı… tarafından kendisine verilen 6.6.2001 tarihli vekaleti kötüye kullanarak babası olan davalı … ile el birliği ve işbirliği içersinde davacı … i zarara uğratmak amacıyla 72 ve 74 parselleri 6.11.2001 tarihinde tapuda devir yaparak vekalet görevini kötüye kullandıkları anlaşıldığından… mahallesi 18 Ada 72 ve 18 da 74 numaralı parsellerde malik görülen … adına kayıtlı bu kayıtların iptali ile davacı… adına tapuya tesciline ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına” karar verildiği, hükmün bu parseller yönünden 8.5.2008 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,eldeki davada nufus kayıtlarından dava konusu 72 ve 74 parsellerin gerçek sahibi olan … ‘in davalı borçlu… ‘ın kayınvalidesi, davalı …’in ise annesi olduğunu… ‘in 1.8.2006 tarihinde öldüğünün anlaşıldığı;mevcut nüfus kayıtları ve mülkiyet tespitine ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2005 tarih 2002/51 E-2005/76 K sayılı ilamından davalı borçlu …’ın 6.11.2001 tarihli mülkiyet hakkının yolsuz tescile dayalı olduğu, dava konusu taşınmazlar üzerinde başlangıçtan itibaren mülkiyet hakkının hiç doğmadığı, davalı borçlunun gerçek hak sahibi … in mirasçısı olmadığı, dolayısıyla davalı borçlunun mal varlığının aktifine hiç girmeyen mal üzerinde tasarruf hakkından bahsedilemiyeceği, dava konusu 23.12.2008 tarihli bağış işleminin de … Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2005 tarih 2002/51 E-2005/76 K sayılı ilamı gereğince yapılan bir işlem olması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetli olmadığı; kabule göre de; 25.3.2009 tarihli haciz tutanağından borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı tesbit edilerek borçlunun aciz halinde olduğu kabul edilmiş ise de takip konusu alacağın doğumuna ilişkin ve borçlu adına kayıtlı aracın trafik kaydına davacı tarafından haciz konulduğu bu araçla ilgili kıymet takdiri yapılmadığı, borçlunun malvarlığının tapu dışında, banka hesapları, 3.kişilerdeki alacakları maaşı…v.b. Hususların da araştırılmadığı anlaşıldığından haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi olarak kabulünün isabetli olmadığı, dava konusu parseller yönünden iptal koşullarının oluşması halinde ; İİK 278/1-2 ve 280/1 maddeler gereğince bedel farkı ve iyiniyete bakılmaksızın dava konusu taşınmazların takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekeceğinden davanın her iki parsel yönünden de
kabulü yerine infazı kısıtlayacak şekilde bir parsel yönünden kabulünün isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bozma ilamı gereğince davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.