YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2503
KARAR NO : 2017/4877
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2015 tarih ve 2014/291-2015/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 30.05.2012 tarih ve 2012/49513 sayılı marka başvurusuyla ARCO İRİS ibaresini tebliğin 25. sınıfında yer alan mallar üzerinde tescil ettirmek istediğini, başvurunun ilanına müvekkili şirket tarafından ARKO ibareli markasına dayanılarak itiraz ettiklerini, itirazlarının TPE YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin 1927 yılından beri temizlik, kişisel bakım ve hijyeni ürünler ile kimyasal maddeler alanında faaliyet gösterdiğini, Türkiye’nin tanınmış firmalarından birisi olduğunu, müvekkilinin ARKO markasının 1971 yılından bu yana tescilli tanınmış bir marka olduğunu, TPE tarafından da tanınmış marka ilan edildiğini, müvekkilinin ARKO esas unsurları pek çok seri markası bulunduğunu, dava konusu ARCO İRİS markasının müvekkilinin ARKO markası ile benzer olduğunu ve aynı emtiaları kapsadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tüketicilerin ARCO İRİS markasını ARKO markasının serisi, reprodüksiyonu gibi algılayacaklarını iddia ederek 2014-M-7730 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde 2012/49513 sayılı ARCO İRİS markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının ARKO markası ile ARCO İRİS markası karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görseli işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını markalarda bulunan ortak harfler esas alınarak markaların birbirine benzediği ve aralarında iltibas tehlikesi bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davalı marka başvurusundaki ibare küçük harflerle yazılmışken davacı markasının büyük harflerle yazıldığını, davalı markasının iki davacı markasının ise tek kelimeden oluştuğunu, markaların bütün olarak bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu, ARKO markası tanınmış marka olmakla birlikte somut olayda 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının oluşmadığını, bu sebeple de yapılan işlemlerin yerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının ARCO İRİS ibareli davalı markası ile davacının ARKO esas unsurlu markalarının benzer olduğu ve davalı markasının kapsadığı tüm malların (25. sınıf) davacının 2005 40508 sayılı ARKO ibareli markası kapsamında bulunduğu; bu sebeple de taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında “karıştırılma ihtimali” bulunduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, davalı markası başvurudan feragat nedeniyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE’den alınmasına, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.