Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3121 E. 2017/5567 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3121
KARAR NO : 2017/5567
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/09/2015 tarih ve 2014/1288-2015/707 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı … Ltd. Şti’ne ait emtianın …da bulunan … SA adlı firmaya satıldığını, 237504 adet emtianın 11 palet üzerinde istiflenerek sigortalı firma tesislerinden tam, eksiksiz olarak yüklendiğini, konteynerın 12.12.2013 tarihinde … Taşımacılığı A.Ş. tarafından …’dan …’nın … Limanına sevk edildiğini gemiden tahliye edilen konteynerın 08.01.2014 tarihli 103 nolu dahili nakliye belgesi ile alıcı firmaya sevk edildiğini 09.01.2014 tarihinde alıcı firma tarafından konteynerda bulunan 11 palet emtiada hasar bulunduğunun tespit edildiğini ve “malzemenin vuruk” olduğunun şerh edildiğini, 24.540 adet ABS bobininde ezik, çizik ve tellerinde kopma bulunduğunu, hasarlı emtianın bedelinin 33.871,00 TL olduğunu, 18.02.2014 tarihinde müvekkilin sigortalıya bu bedeli ödediğini, sigortalının haklarına halef olduğunu, malların taşıma esnasında iken hasara uğradığını, belirterek 33.871,00 TL tazminat alacağının ödeme günü olan 18.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, üç aylık bildirim süresi içerisinde bildirimin yapılmadığını, taşımanın müvekkilinin yeddinde gerçekleşmediğini, 05.02.2014 tarihli ekspertiz raporunda hasarın rücu imkanının bulunmadığının bildirildiğini, hasara ilişkin müvekkili tarafından imza altına alınmış bir belge olmadığını, müvekkilinin taşınma sırasında gerekli özeni gösterdiğini, emtianın ambalajlanması ve yüklenmesinden sorumluluğun göndericiye ait olduğunu, talep edilen tutarın sorumluluğun üst sınırını aştığını, sigorta sözleşmesinin süresi içerisinde zararın meydana gelmediğini savunarak davanın usulden, olmadığı taktirde esastan reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşıma sözleşmesinin tarafının … SA olduğu taşıyıcının acentesi … Nakliyat A.Ş’ye karşı doğrudan dava açılamayacağı ayrıca teknik bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere taşınmaya konu emtianın yeterli istif işlerinin yerine getirilmediği, hasardan yükleten ve taşıtan sigortalının sorumluluğunun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, hasar nedeniyle uğranılan zararın rücuen tahsil istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının acente olduğu, bu nedenle pasif dava ehliyeti olmadığı ve ayrıca hasarı meydana gelmesinde asıl taşıyıcının da kusuru bulunmadığı gerekçesiyle hem husumetten hem de esastan dava reddedilmiştir. Ancak, HMK 114/d maddesine göre aktif ve pasif dava ehliyeti dava şartı olup evvelemirde dava şartlarının yokluğu nedeniyle aynı yasa 115. maddesi gereğince incelenerek ve tamamlanamayacak dava şartı olduğu takdirde davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece davanın hem usul hem de esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki, mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dosyanın içinde bulunan Eldor firması ile davalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesi gerek mahkeme gerekse bilirkişi tarafından değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemenin evvelemirde sözleşmeyi değerlendirerek davalıya husumet yönetilip yöneltilemeyeceği konusunda bir karar vermek, davalının husumet ehliyetinin olduğu anlaşıldığı takdirde işin esasına girmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.