Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14872 E. 2017/22409 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14872
KARAR NO : 2017/22409
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-İddianamenin anlatım kısmında, sanığın, katılanı mutfak çekmecesinden aldığı bıçak ile öldürmekle tehdit ettiğinin belirtilmesine ve TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına karşın, katılanı mesaj göndermek suretiyle tehdit ettiğine dair anlatımın yer almadığı ve yargılamanın iddianameye konu edilen sanığın, katılanı mutfak çekmecesinden aldığı bıçakla öldürmekle tehdit etmesi eylemi üzerinden yapılması ve bu suça ilişkin yargılama yapma görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı gerektiği düşünülmeden, sanığın katılana mesaj göndermek suretiyle tehdit ettiği kabul edilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
b-Kabule göre de;
…-Sanık müdafiinin, aynı mesajlarla ilgili olarak Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/888 Esas sayılı ve 11.12.2012 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine hükmolunduğunu ileri sürülmesi karşısında, anılan dosyanın getirtilip incelenmesi, koşullarının varlığı halinde birleştirilmesi, anılan dosyadaki mesajların incelemeye konu dosyada sanığın gönderdiği kabul edilen mesajlarla aynı olup olmadığının belirlenmesi, aynı mesajlar olması halinde davanın reddine karar verilmesi, aynı olmadığının tespiti halinde ise; iddianame ve suç tarihleri itibariyle TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
bb-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın CMK’nın 7. maddesi de gözetilerek sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın görevli O Yer Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.