YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14222
KARAR NO : 2017/12282
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KISITLI ADAYLARI:
KAYYIM :
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/182 Esas sayılı davada; davalılar İsa kızı Hediye Tuna, İsa oğlu…, İsa oğlu …, Muharrem kızı …, Muharrem kızı …, Muharrem kızı …, İsa kızı …, Mehmet oğlu …, Fethi kızı …, Fethi oğlu …, Ali kızı …, Ali kızı …, Ali kzı …, Bekir oğlu …, Ali kızı …, Rıza oğlu…, İsmail oğlu …, Mustafa oğlu …, Osman oğlu …, Osman kızı Fatma …, Ahmet …, Ali Rıfat oğlu Rıza …, Mehmet kızı Asiye …ı, Osman oğlu Mehmet …, Ali kızı Mesude …, Mustafa kızı Ayşe …, Bekir oğlu İsmet …, Bekir kızı Fatma…, Bekir kızı Zübeyde…, Bekir kızı Ünzüle …, Kemal oğlu Nihat …, Ali kızı Hatice …, Eyyüp kızı Zeynep …, Osman oğlu Mehmet …, Osman kızı Kamile …, Yakup kızı Fatma …, Mustafa oğlu Mehmet …, Mustafa oğlu Safinaz …, Mustafa kızı Nuriye …, Nuriye …, Hasan oğlu Satılmış …, Hasan oğlu Mustafa …, Mehmet…, Zeki…, Süheyla…, Salih…, Kemal…’ın nüfus kayıtları ve savcılık araştırmasından adreslerine ulaşılamadığını, kendilerini tanıyan ve bilenin olmadığını bu nedenle adı geçenlere kayyım atanmasını istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 427. maddesinde, “Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazine’nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder” hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; kayyım tayini istenen İsa kızı Hediye Tuna, İsa oğlu…, İsa oğlu …, Muharrem kızı …, Muharrem kızı …, Muharrem kızı …, İsa kızı …, Mehmet oğlu …, Fethi kızı …, Fethi oğlu …, Ali kızı …, Ali kızı …, Ali kzı Ayşe …, Bekir oğlu …, Ali kızı …, Rıza oğlu…, İsmail oğlu …, Mustafa oğlu …, Osman oğlu …, Osman kızı Fatma …, Ahmet …, Ali Rıfat oğlu Rıza …, Mehmet kızı Asiye …ı, Osman oğlu Mehmet …, Ali kızı Mesude …, Mustafa kızı Ayşe …, Bekir oğlu İsmet …, Bekir kızı Fatma…, Bekir kızı Zübeyde…, Bekir kızı Ünzüle …, Kemal oğlu Nihat …, Ali kızı Hatice …, Eyyüp kızı Zeynep …, Osman oğlu Mehmet …, Osman kızı Kamile …, Yakup kızı Fatma …, Mustafa oğlu Mehmet …, Mustafa oğlu Safinaz …, Mustafa kızı Nuriye …, Nuriye …, Hasan oğlu Satılmış …, Hasan oğlu Mustafa …, Mehmet…, Zeki…, Süheyla…, Salih…, Kemal…’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek adı geçen kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri nüfus müdürlüğünden sorulup, haklarında kolluk araştırması yapılarak, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/182 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazlara ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip, kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının getirtilerek tapu kaydı malikleriyle irtibatının araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin veraset belgelerinin istenilmesi ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMKnun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.