YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1752
KARAR NO : 2017/20881
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f, 52/2, 158/1-son, 62, 53. ve 204/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Katılanın satmış olduğu kereste karşılığında sanıktan almış olduğu tamamen sahte olarak kopya yoluyla oluşturulmuş çeki vadesi gelince bankaya ibraz etmekle sahteliğini öğrendiği, böylelikle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın söz konusu çeki aldığı kişinin ismi konusunda çelişkili beyanlarda bulunduğu, kişinin kimliğini ve adresini bilmediğini belirtmesi nedeniyle sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın 11/12/2012 tarihli 3. celsedeki savunmasında katılanın zararının bir kısmını giderdiğini, 08/02/2013 havale tarihli temyiz dilekçesinde ise yine aynı şekilde zararı giderdiğini beyan etmesi karşısında, katılana, sanık tarafından zararın tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği, kısmi ödeme varsa; 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında, bu kısmi ödemeye rızası olup olmadığının sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.