Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/10185 E. 2017/12773 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10185
KARAR NO : 2017/12773
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi neticesinde;
Kasaya zarar verme şeklindeki suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 151/1, 31/3. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e ve 66/ maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, ilk karar tarihi olan 30/09/2010 gününden temyize konu karar tarihi olan 07/04/2016 tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesi neticesinde;
Sanık hakkında hüküm kurarken TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca temel ceza doğru olarak belirlendikten sonra CMUK 326/son maddesi uyarınca sonuç cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken CMUK 326/son maddesi uyarınca 2 yıl olarak eksik tayin edilmesi sonuç ceza değişmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Elmalı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2006/110 Esas ve 2006/268 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.