YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9490
KARAR NO : 2017/7649
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanıların, katılanların evini görecek şekilde kamera taktırdıkları iddia edilen olayda, diğer sanık …’ın suça konu kameraları kendisinin taktırdığını savunması ve diğer sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemeleri karşısında sanıklar hakkında kurulan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçların yasal unsurların oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen beraat kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanığın, güvenlik amacıyla taktırdığı yönündeki savunmasının aksine kameranın çekim açısını husumetli olduğu karşı dairenin içini görebilecek şekilde ayarlayarak, sürekli ve kesintisiz çekim yapmak suretiyle katılanların özel hayatına müdahale ettiği dosya kapsamından anlaşılmakla, TCK’nın 44. maddesi delaletiyle sanığın sübut bulan eylemine uyan TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.