YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1974
KARAR NO : 2017/10510
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocukların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 43/1 maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 66/6 67/4. maddelerine göre belirlenen 6 yıllık zamanaşımının, zincirleme suç kapsamındaki son suç tarihi olan 17/03/2011 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Suça sürüklenen çocuğun Türk Telekoma ait suça konu kabloları çalınması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesindeki kamu yararına veya kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, 13/03/2012 tarihli celsede katılanın zarar bildiriminde bulunmak için süre istediği, suça sürüklenen çocuğun da zarar miktarı belirtildiğinde karşılamak istediklerini beyan ettiği ve katılana mahkeme tarafından süre verilmesine rağmen katılanın herhangi bir zarar bildiriminde bulunmadığı, dolayısıyla suça sürüklenen çocuklar tarafından da zararın karşılanamadığının anlaşılması karşısında; mahkeme tarafından zarar miktarının tespiti sağlanarak suça sürüklenen çocuğa zararı karşılaması imkanı verildikten sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken; yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaatte bulunarak verilen cezaları erteleyen mahkemenin sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında zararın karşılanmaması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.