YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3716
KARAR NO : 2017/4707
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili ile maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu 40 parsel numaralı taşınmazın maliki iken yolsuz olarak davalı … adına tescil edildiğini ileri sürerek, davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değeri üzerinden tazminat ile uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının tazmini için 10.000,00 TL istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden tapu iptali ve tescili isteminin reddine, taşınmazın değerine ilişkin 14.547,05 TL tazminat talebinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 5 numaralı bağımsız bölüm dava dışı … adına kayıtlı iken; 02/04/1985 tarihinde dava dışı ….’e, bu kişi tarafından da 22/08/1988 tarihinde eldeki davanın davacısı …’ye satış suretiyle temlik edildiği kayden sabittir. Bu arada ilk malik konumundaki …’nin 1997 yılında ölümü ile geriye tek mirasçı olarak davalı …’ın kaldığı, anılan davalı tarafından davacı … aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/605 Esas sayılı dosyası üzerinden, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemli dava açıldığı, davanın kabulle sonuçlandığı, kararın kesinleşmesi üzerine davalı …’ın taşınmazı 14/02/2005 tarihinde dava dışı Seçkin’e, bu kişi tarafından 16/03/2006 tarihinde yeniden davalı …’a, daha sonra İnanç tarafından da 19/01/2009 tarihinde davalı …’a satış suretiyle temlik edildiği, öte yandan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/42 Esas sayılı dosyası üzerinden 21/05/2002 tarihinde yargılamanın yenilenmesi davası açıldığı, mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, tapu iptal tescil isteminin reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairenin 2011/4984 Esas 2011/5186 Karar sayılı ilamı ile İnanç tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ancak, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/605 Esas 2004/328 Karar sayılı kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uygun karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
O halde; davacı … iyi niyetli olmadığından tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bedel istemine gelince; bilindiği üzere taşınmazın aslının istenemediği durumlarda bedelinin de istenemeyeceği kuşkusuzdur. Bu durumda davacı …’nin temyiz istemi yerinde değildir, reddine.
Davalı …’ın temyiz istemine gelince; yukarıda anılan gerekçe ile davacı …’nin tazminat isteminde bulunamayacağı gözetilerek tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı … vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.