YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3979
KARAR NO : 2017/21557
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-d,62/1,52/2,53, 52/4,58/6, TCK’nın 157/1, 62/1,52/2,53, 52/4,58/6 ve TCK’nın 204/1,204/3,43/1,62/1,53,58/6 maddeleri gereğince mahkûmiyet
Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, katılanlardan …’a ait … Rent A Car isimli firmadan diğer katılan …’ya ait … plaka sayılı aracı 21.12.2010 tarihinden 28.12.2010 tarihine kadar kiraladığı, süre bitiminde katılanı biraz daha oyalayıp, 30.12.2010 tarihinde Menderes 1.Noterliğine gittiği, müşteki … adına önceden oluşturmuş olduğu sahte sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle … 1.Noterliğin’den kendi lehine olan 28 Aralık 2010 tarih ve 13199 yevmiye nolu sahte araç satış vekaletnamesini çıkarttığı, 30.12.010 tarihinde ise aynı noterin 13726 sayılı vekaletnamesi ile kendisini katılan … gibi gösterip ikinci bir vekaletname ile katılan …’ a araç üzerinde rehin işlemlerini yapabilmesi için yetki verdiği, katılan …’ın da bu vekalete dayanarak araç üzerinde … isimli şahıs lehine ipotek tesis ettiği, neticede sanığın katılan … ile araç bedeli olarak 15.000,00 TL’ye anlaştığı, 5.000,00 TL’yi peşin aldığı somut olayda;
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Katılanların beyanı, noter senetleri ve bilirkişi raporlarına göre, sahte sürücü belgesi ile noter vekaletnamesi düzenlettirip suça konu aracı …’a satarak kamu kurum ve kuruluşlarına ait maddi varlıkları kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve iki gün ara ile toplamda iki adet noter belgesini içeriği itibariyle sahte düzenlettirip kullanarak zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 18.06.2013 gün 2012/1332-2013-316 sayılı ilamında açıklandığı üzere, tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar veren mahkemenin aynı madde gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermemesi, kazanılmış hakka konu olmayacağı ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin zorunlu bir sonucu olduğu cihetle, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık hakkında TCK 157 maddesi kapsamında bulunan dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.