Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/3634 E. 2017/11256 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3634
KARAR NO : 2017/11256
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’nun yüzüne karşı tefhim edilen kararda, temyiz süresinin ne zaman işlemeye başlayacağına ilişkin bir bildirim bulunmadığından; sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle, yapılan incelemede;
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.12.2012 tarih ve 2012/1411-1852 E.-K. sayılı içtihadına göre; müştekinin sabit bir noktaya bağlı olmaksızın, kendi direksiyon kilidi ile kilitleyip evinin önüne park ettiği motosikletinin çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesinde yazılı suça uyduğu gözetilmeden, aynı yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından; sanıkların kasten işledikleri suçtan dolayı mahkum oldukları hapis cezalarının kanuni sonucu olarak haklarında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması gerekli ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, belirtilen bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafii ile sanık …’nun temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 17.12.2007 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’nun temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.