YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3937
KARAR NO : 2017/5974
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/786-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Bank, ihbar olunan ve fer’i müdahilliği kabul edilen TMSF ve … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmeleriyle 20.10.1999 tarihinde 6.292 TL’lik “off-shore” hesabı açtırdığını, TMSF tarafından el konulan davalı bankanın müvekkilinin parasını ödemediğini ileri sürerek 6.292,00 TL’nin 20/10/1999 tarihinden itibaren reeskont faiz ile tahsilini, 1.500,00 USD’nin fiilen tahsil tarihindeki Merkez Bankası kuru üzerinden Türk Parasına çevrilerek 10/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 20/10/1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı … ve … Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın, davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, hileli işlemleri yapan kişi ve bunun için kurdukları … sorumlu olacağını, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının 11/08/1999 tarihinde 5.380,00 TL yatırdığı, davalı – bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmadığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41,55 maddeleri ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321. maddelerinden kaynaklandığı, bu maddeler gereğince davacının ancak 5.380,00 TL paranın off-shore bankasına gönderildiği, 11/08/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, 1.500,00 USD’lik döviz cinsi davacının
yatırdığı bedelin ise davacıya ödendiğine ilişkin davalı tarafça herhangi bir kanıt sunulmadığı, manevi tazminat isteminin ise koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.380,00 TL’nin 11/08/1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, 1.500,00 USD’nin fiilen tahsil tarihindeki kur üzerinden paraya çevrilerek 10/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, … Bank, ihbar olunan ve feri müdahilliği kabul edilen TMSF ile … vekilleri temyiz etmiştir.
1- Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Fer’i müdahil … vekili, verdiği temyize cevap dilekçesinde kararın davalı banka yararına bozulması isteminde bulunmuş olup, fer’i müdahil … vekilinin söz konusu dilekçesi temyiz istemi mahiyetinde ise de davalı banka yanında feri müdahil olarak davaya katılan …’ın HUMK 433/2. maddesi uyarınca ancak karşı taraf sıfatına sahip davacı tarafın temyizine karşı katılma yoluyla temyiz hakkı bulunduğundan davalı bankanın temyiz dilekçesine istinaden katılma yoluyla temyiz yoluna başvurması mümkün olmadığı gibi, fer’i müdahil … vekilinin temyiz dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediği ve temyiz harcını da yatırmadığı, bu haliyle usulünce yapılmış temyiz istemi de bulunmadığı anlaşıldığından, fer’i müdahil … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Bank A.Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı … Bank’a iadesine, fer’i müdahil TMSF’den harç alınmasına yer olmadığına, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.