Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/2914 E. 2017/13295 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2914
KARAR NO : 2017/13295
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin nüfus kayıtlarında kardesi görünen …’ın esasen halaları olduğunu, …’in nüfusta annesinin …, babasının … görünmesine rağmen gerçek annesinin … babasının ise … olduğunu iddia ederek, sözkonusu kaydın düzeltilmesine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacılar vekili Av. …’ya davacı asiller tarafından verilen dosyada mevcut Körfez 2. Noterliği’nce düzenlenen 13.04.2007 tarih ve 03681 yevmiye numaralı vekaletnamede, nüfus kaydının düzeltilmesine dair özel yetki bulunmadığı görülmektedir. Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin başvuru vekil eliyle yapılan durumlarda vekilin vekaletnamesinde bu konuda özel yetki bulunması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava sonucu itibariyle miras hukukunu yakından ilgilendirdiğinden; nüfus kaydı düzeltilmesi istenilen Mecit ve …’ın bütün mirasçıları ile Temcit ve … mirasçısı…’ın davalı sıfatı ile davaya katılmaları gerekirken, mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve taraf teşkili de sağlanmadan davanın esasına girilerek kabulü,
3-Dosyanın incelenmesinden, DNA testi yapılması için davalı …’ın bulunduğu adreslere usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı halde davalının çağrıya uymaması üzerine mahkemece davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 292/1. maddesinde, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak ve ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkesin soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğu, haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması halinde hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceği hükmü bağlandığından; Mahkemece, açıklanan kanun hükmü gözetilerek işlem yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda 1,2 ve 3. bentlerde açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.