YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1308
KARAR NO : 2017/12485
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, müşteki kurum vekilinin şikayet dilekçesi ile sanığın cezalandırılmasını istediği, kararı temyiz etmekle de davaya katılma iradesini ortaya koyduğu ve mahkemece tensip zaptı ile müşteki kuruma çıkarılan duruşma günü tebligatının iade edilmesinden sonra yeniden müşteki kuruma duruşma gününün tebliğ edilmesi gerekirken bu hususta işlem yapılmaksızın hüküm verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müşteki ….’nin davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında açılan kamu davası üzerine iddianamenin kabulü ile kovuşturma evresinin başlaması nedeniyle CMK’nın 175. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hazır bulunması gereken kişilerin çağrılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararı verilmesi,
2-Sanığın 26/05/2016 tarihli celsede kurum zararını ödediğini beyan etmesi, katılan kurum vekilinin ise temyiz dilekçesinde kaçak tahakkuk borcunun ödenmediğini belirtmesi karşısında; kurum zararının sanık tarafından ödenip ödenmediği hususunun netleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-a)Sanık hakkında abonesiz olarak elektrik kullandığından dolayı kaçak elektrik tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın ikametgahında kullanılan elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir oturduğunun ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık suça konu yerde halen oturuyor ise keşif yapılıp kurulu güç belirlenmek suretiyle; oturmuyor ise tespit tutanağında belirtilen devreden geçen akım miktarına göre ve suç tarihinden 1 yıl önceye kadarki tüketim ekstrelerinin kurumdan temini ile sanık hakkında düzenlenen tutanaktan hareket edilerek kullanılan elektrik miktarı ile endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık hakkında kamu davası açılmadan önce katılan kurum tarafından talep edilen zararı soruşturma aşamasında tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak elektrik kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.