YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4140
KARAR NO : 2017/24931
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın, katılan …’ya karşı tehdit suçunu İstanbul 24. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/339 Esas sayılı dosyasında uzlaşmaya tabi olmayan işbu dosyada mükerrer davanın reddine karar verilen TCK’nın 86/3-e maddesi kapsamındaki yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Katılanların beyanlarında, sanığın akıl hastası olabileceğini, apartman koridorunda devamlı bağırdığını, hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediğini belirtmeleri karşısında, suç tarihi itibariyle sanığın TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Kabule göre ise,
aa-Sanığın savunmasında, katılanların dedikodu yaptıklarını, kendisi ve kardeşini öldürmekle tehdit ettiklerini, aralarında davalar olduğunu belirtmesi, suç tarihi itibariyle alınan adli rapor içeriğine göre sanığın da yaralandığının anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
bb-Sanık savunmasında, katılanlar ile aralarında benzer suçlardan davalar olduğunun belirtilmesi karşısında, ilgili dava dosyaları getirtilerek, aşamasına göre bu dava ile birleştirilmesi, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.