YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21002
KARAR NO : 2017/20998
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nun 155/1, 62, 51/3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Reyhanlı İlçe Merkezinde meydana gelen patlamalar sonucu Suriye vatandaşı olan katılanın iş yerinin camlarının patladığı, katılanın bu olay nedeniyle Suriyeli vatandaşlara karşı gerçekleştirilebilecek eylemlerden korktuğu ve iş yerini kilitleyip eve gittiği, aynı gün evinden çıkarak daha önce tanımadığı … plakalı beyaz … marka aracı durdurarak içerisinde bulunan şahsa Arapça durumunu anlattıktan sonra iş yerine giderek bazı eşyalarını ve parasını almak istediğini söylediği, şahsın yardım isteğini kabul ettiği, aracın biraz ilerisinde bulunan yaya bir şahsın da araca binerek katılanı cadde üzerindeki iş yerine yaklaşık olarak 100 metre mesafedeki bir yere götürdükleri, burada araç içerisinde bulundukları esnada aracı kullanan şahsın; katılana araçtan inmesi halinde darp edilebileceğini, bu nedenle anahtarı araçta bulunan diğer şahsa vermesini istediği, anahtarı alan şahsın dükkana gittiği, aradan 10 dk geçmesine rağmen diğer şahsın gelmemesi üzerine katılanın araçtan inerek dükkanına gittiğinde kendisini bekleyen…plaka sayılı aracın bulunduğu yerden hareket ederek olay yerinden kaçtığı, katılanın dükkanında yaptığı kontrollerde; ahşap kasa içerisindeki 1.2999.suriye lirası ve 27.725 TL ve 10.276 USD dolarının yerinde olmadığını gördüğü, katılanın sanık …’ın; … plaka sayılı aracın sürücüsü olduğunu kesin olarak teşhis ettiği; bu şekilde sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 2012/225 sayılı kararında da belirtildiği üzere; katılanın zilyetliği devir iradesinin bulunmaması dikkate alındığında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d ve h. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin güveni kötüye kullanma suçundan hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- TCK’nun 155/1 madde ve fıkrasındaki düzenlemeye göre, hapis cezası ile birlikte uygulanması gereken adli para cezasına hükmedilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu hakkında ise, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.