YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2287
KARAR NO : 2017/4822
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/04/2015 tarih ve 2014/207-2015/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan çek hesabı açma talebi olmadığı halde, 3. kişilere davacı adına çek koçanı verildiğini, müvekkilinin icra takibine ve ceza davalarına maruz kaldığını, çek alacaklısı sıfatıyla meçhul kişilerce evinin arandığını, aile bireyleri ile arasının bozulduğunu, müvekkilinin davalı bankanın bir şubesinde aktif olmayan hesabı bulunduğundan davalının imza ve kimlik karşılaştırması yapması mümkün iken yapmadığını, sahte kimlikli kişilere çek karnesi veren davalının ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, 3.000 TL maddi, 47.000 TL manevi tazminatın çek hesabı açma tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, bankaya izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, davacının kimlik bilgilerini saklarken gerekli özeni göstermediğini, talebin de fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 60. maddesine göre haksız fiil zamanaşımının bir yıl ve her halükarda 10 yıl olduğu, Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2002/523 Esas, 2003/661 Karar sayılı ceza hükmünün Malatya C. Başsavcılığı tarafından ilamat infaz kaydının yapıldığı ve davacı hakkında Fatih C. Başsavcılığı tarafından 10/12/2004 tarihinde cezanın infazına ilişkin yerine getirme fişi düzenlendiği, bu tarihte olayın davacı tarafından öğrenildiği, dava tarihinin 2011 yılı olduğu ve bir yıllık zamanaşımının dolduğu, davalının zamanaşımı definin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı bankanın suç teşkil eden haksız fiilinden dolayı dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımının dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.