YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5407
KARAR NO : 2017/11391
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebi incelendiğinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’nın temyiz talebi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebi incelendiğinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur tarafın zararının soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında TCK.nın 168/1. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın henüz açıklanmamış bir hüküm olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde olumsuz koşul olarak belirtilen engel bir neden olarak kabul edilemeyeceği, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kaynaklanan mağdurun zararının sanık tarafından giderildiği, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiğinin de anlaşılması karşısında, CMK.nın 231/6. maddesinin (b) bendinde yer alan, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenerek, sanık lehine olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “sanık hakkında daha önce uygulandığından hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması,
3-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında ise, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun uygulanamayacağı, buna karşılık aynı maddenin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (c) bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler bakımından velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-TCK.nın 51/7. maddesinde, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen hükümlünün, ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin düzenlendiği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, ”denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezasının infaz kurumunda çektirilmesine” şeklinde infazı kısıtlar biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.