Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/14423 E. 2017/7082 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14423
KARAR NO : 2017/7082
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin borçlu olarak bulunduğu bonoya dayalı olarak davalının icra takibi başlattığını, icra takibine dayanak olan bonoda borcun rakamla 1.000.000 TL yazı ile Yüz Milyon TL yazıldığını, icra takibi ile talep edilen bedelin ise 250.000,00 TL ( İki Yüzellibin TL) olduğunu, bononun Yeni Türk Lirasına geçmeden önce eski Türk Lirasının geçerli olduğu dönemde tarih konulmadan önce doldurulduğunu, daha sonra tarih eklenmek sureti ile icra takibine konu edildiğini, bono üzerindeki yazı ve rakamların çelişki içerdiğini, müvekkillerinin borçlu olduğu bedelin Yüzbin TL olduğunu belirterek müvekkillerinin davalının talep ettiği miktarda borçları olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacıların keşide ettiği ve icra takibi dayanağı bononun 01/04/2009 tarihli, 10/07/2009 vadeli yüzmilyon TL bedelli olduğunu, bonoda bedelin, rakamla bir milyon TL yazı ile Yüzmilyon TL olarak yer aldığını, TTK.’nun 690. maddesi gereğince bono bedelinin hem yazı ve hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunduğu zaman yazı ile gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiği, takip konusu bononun yüzmilyon TL bedelli olduğunu, takip dayanağı bononun davacılarında açıkça beyan ve kabul ettikleri gibi doldurulup imzalandığını, müvekkiline yapılan herhangi bir ödeme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, icra takibine konu edilen bononun 2000-2006 yılları arasında önceden boş olarak verildiğini, senedin hükümsüz olduğunu, zamanaşımına uğradığını belirterek icra takibinin iptalini,%20 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, asıl dosyada davacıların takip dayanağı bonoya ilişkin olarak doldurulup imzalandığını kabul ettiklerini, rakam ve yazı kısmında çelişki olduğunu, borçlarının 100.000 TL olduğunu beyan ederek menfi tespit davası açtıklarını, ancak bu davada senedin boş olarak düzenlendiğini idda ederek çelişkiye düştüklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile davacıların senedin 2006 yılı veya öncesinde boş olarak davalıya verildiğini ve senedin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunu iddia ettikleri, senedin anlaşmaya aykırı olduğunun ispatının iddia eden davacı tarafa ait olduğu,davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği, aynı şekilde Türk Lirasından 01/01/2005 tarihi itibari ile altı sıfır atılmış olmakla davacı taraf eski TL zamanında yani 2005 Yılı öncesinde senedin düzenlendiğini de ispat edemediği, senetteki bedelde yazı ve rakamlar arasında çelişki bulunduğundan TTK. ya göre yazıya itibar etmek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.