YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3483
KARAR NO : 2017/5718
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 24/07/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın vergi mahkemesinin görevi kapsamına girdiğinden mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin bu nedenle usulden reddine dair verilen 02/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait taşınmazdan kaynaklanan imar yol katılım payı alacağı ve bu alacağa bağlı gecikme zammı alacağının tahsili için … İcra Müdürlüğünün 2014/1247 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile haksız itiraz nedeniyle icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 98’inci maddesinin atfı ile davacı … Başkanlığının imar yol katılım payı alacakları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanacağı, bu nedenle görevli mahkemenin vergi mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kamu alacağının genel haciz yoluyla takip edilemeyeceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda seçimlik hakkı bulunan davacı, genel hükümler uyarınca takip ve dava yoluna başvurabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/06/2004 gün ve 2004/1-293-319; 06/10/2004 gün ve 2004/1-433-483 ile 02/03/2005 gün ve 2005/1-116-135 sayılı kararları da bu yönde olup, uygulama kararlılık kazanmıştır. Alacaklı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca tahsil yoluna başvurabileceği gibi genel haciz yoluyla takip yoluna da başvurabilir.
Davacı, imar yol katılım payı alacağı için seçimlik hakkını kullanarak genel hükümler uyarınca takip ve dava yoluna başvurmuştur. Şu halde; mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.