YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34784
KARAR NO : 2017/21636
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezasıyla, sanık …’ün, anılan Kanun’un 157/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 2.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarihli ve 2012/15 esas, 2015/425 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi talebinin sanık …yönünden reddine ilişkin anılan Mahkemenin 12/12/2016 tarihli ve 2012/15 esas, 2015/425 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarihli ve 2016/1046 değişik iş sayılı kararı ile, sanık … bakımından reddine dair adı geçen Mahkemenin 14/04/2017 tarihli ve 2012/15 esas, 2015/425 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/05/2017 tarihli ve 2017/410 değişik iş sayılı kararı ve sanık … yönünden reddine dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2016 tarihli ve 2012/15 Esas 2015/425 sayılı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/09/2017 gün ve 94660652-105-23-8392-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/10/2017 gün ve 2017/55900 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle kesinleşmiş kararlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında; itirazların/talebin bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarih ve 2012/15-425 sayılı kararı ile Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarih ve 2016/1046; 02.05.2017 gün ve 2017/410 sayılı kararlarının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMALARINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, hükümlüler, bu suçtan cezaevine alınmışlarsa, CEZALARINA İLİŞKİN İNFAZLARIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse bu suçtan derhal tahliyeleri için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.