YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3554
KARAR NO : 2017/7962
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında ceza uygulamasına gidilirken isabetli bir şekilde 1. fıkranın 4. bendinde TCK’nın 50. maddesinin, sanık aleyhine değerlendirilmesinde gerekçe olarak “sanığın birden çok mahkumiyetinin bulunması” ifadesinin kullanıldığı, 1. fıkranın 2. bendinde ise TCK’nın 62. maddesi gereğince sanık hakkında takdiri indirim oranı tayin edilirken “adli sicil kaydından anlaşılan geçmiş hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek” ifadesinin gerekçe gösterilmesi nedeniyle hükümde çelişkiye yol açılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
3-CMK’nın 231/11. maddesi hükmünde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının belirtilmesine rağmen, hakkında taksirli suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilen sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanması için mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.