YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5181
KARAR NO : 2017/11753
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. Maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
Kabule göre de;
2-Hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde; 04.06.2010 tarihli tutanak içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun yanına gidildiğinde, elindeki çantada bulunan laptopu çaldığı yeri söylemesi üzerine müştekiye ulaşıldığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 53/4. maddesi dikkate alındığında aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yeniden yapılan yargılamada hakkındaki hüküm açıklanırken 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca erteleme kararı verilemeyeceği gözetilmemesi,
5-Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerde; suçun birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
6-Suç tarihinde henüz 18 yaşından küçük olan sanığın hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç itibari ile hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesine aykırı yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.