YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11843
KARAR NO : 2017/12249
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosyada mevcut sanığa ait sabıka kaydında, hükmün açıklanmasının geri bırakılma kesinleşme tarihinden sonra 09.08.2008 suç tarihli hakaret suçundan verilen Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/805 Esas ve 2009/1145 Karar sayılı ilamın hükmün açıklanmasına esas olabileceği anlaşılmakla, anılan ilamın kesinleşme şerhli temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesini isteyen görüşe, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde tanımı yapılan hakaret suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinden iştirak edilmemiştir.
1-Sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına esas alınan mahkumiyetin, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan olması ve hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191 maddesi, aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası karşısısında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” veya “davanın düşmesine” karar verilebileceği, anılan ilamın 191. madde hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması karşısında hükmün açıklanmasına esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanığa suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için TCK’nın 165/1. maddesinde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının, her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun’un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezasının kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nın 165/1 ve 52/1. maddelerine açıkça aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.10. 2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi