YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11510
KARAR NO : 2017/22787
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tehdit suçunun cinsel taciz suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşmaya tabi olmadığı değerlendirilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1) Sanık hakkında, birleşen dosya ve işbu dosya kapsamında katılan …’a cinsel içerikli mesajlar attığının iddia olunması, sanığın savunmalarında suçları kabul etmeyip katılan ile duygusal arkadaşlık yaptığını ve kendisinin attığı mesajlara karşılık olarak mesajlar aldığını ifade etmesi ve dosya içerisinde yer alan katılanın HTS kayıtlarında, suç tarihinde karşılıklı olarak çok sayıda mesaj atılıp alındığının ve katılanın sanığı toplamda 4 kez telefonla arayıp uzun süreler konuştuğunun anlaşılması karşısında, bu hususlar değerlendirilmeden, “taciz rahatsız etme” öğesinin nasıl oluştuğu tespit edilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile TCK’nın 105/1.maddesi uyarınca sanık hakkında cinsel taciz suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2) Sanığın, katılan …’ı telefonla arayıp “seni öldüreceğim, senin kafanı kopartacağım” dediği kabul edilerek tehdit eyleminden cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bu sözlerin hangi kanıtlara dayalı olarak söylediğinin kabul edildiği CMK 230/1-b maddesinde öngörüldüğü biçimde açıklanıp gösterilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
3)Kabule göre de;
Her iki eylem yönünden, iddianame içerikleri dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan … vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ilk bozma kararımız öncesinde yalnızca sanığın temyizi olduğundan, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.