Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/10926 E. 2017/7967 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10926
KARAR NO : 2017/7967
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın alkol miktarının 1,32 promil olması, herhangi bir kazaya karışmayıp rutin yol kontrolünde alkollü olduğunun tespit edilmesi karşısında TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, sanığın idaresindeki araçla seyir halinde iken, trafik ekiplerinin yol kontrolünde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen ve sanığın adli sicil kaydında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan ilamın 28.06.2014 tarihinden önce kesinleşmesi karşısında; yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde bir engel olmayan ve duruşma tutanaklarında sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğine dair bir beyana rastlanmayan sanık hakkında ” hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin” karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de; sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına hükümde yer vermemek suretiyle, TCK’nın 52/4.maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.