Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/3240 E. 2017/21443 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3240
KARAR NO : 2017/21443
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2 ve 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan …’un, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli işlemlerini yürütmesi amacıyla Antalya 8. Noterliği’nin 29/12/2009 tarih ve 29549 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile sanığa yetki verdiği, sanığın bu vekaletnameye istinaden katılanın emeklilik işlemlerini takip ettiği ve katılan adına maaş bağlanmasını sağladığı, katılanın hesabına yatan birikmiş toplam 5.972 TL ve bir aylık maaş bedeli olan 600 TL’yi yine vekaletnameyi kullanarak bankadan çektiği ve katılana teslim etmeyerek sahiplendiği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın, katılana 500 TL ödeme yaptığını beyan etmesi, katılanın da bu beyanı doğrulaması karşısında; TCK’nın 168/4. maddesi gereğince, katılanın kısmi ödemeye rıza gösterip göstermediği sorulup, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.