YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6817
KARAR NO : 2017/11874
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma- Ziynet ve Takı Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, maddi tazminatın reddi, manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakalarının miktarı, takı alacağı talebi ile ilgili karar verilmemesi yönünden, davalı erkek tarafından ise, boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkek, hükmü boşanma davası yönünden temyiz etmiş ise de, 18.05.2016 tarihli dilekçesi ve ekindeki … 16. İcra Müdürlüğünün 18.05.2016 tarihli yazısına göre haricen icra dosyasına kadın yararına hükmolunan tazminat ve alacağı ödediğini, 24.04.2017 tarihli dilekçesi ile de mahkeme hükmünün sadece nafaka yönünden bozulmasını istediğini, boşanma kararını temyiz etmediğini bildirdiğinden, erkeğin temyiz dilekçesinin boşanma kararı ve tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yersizdir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
c-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
d-Davacı kadın dava dilekçesinde ziynetlerin yanında ayrıca 3000 TL takı parası alacağı talebinde bulunmuş ve mahkemece yapılan ihtar üzerine eksik harcı da yatırmıştır. Dava dilekçesi verilirken alınan başvurma harcı dilekçedeki tüm talepleri kapsar. Bu husus gözetilmeden davacı kadının takı alacağı talebi konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalının boşanma kararı ve maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, temyiz edilen hükmün 2.b, 2.c, ve 2.d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise 2.a bentde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.10.2017 (Pzt.)