YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23910
KARAR NO : 2017/14917
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçinin, davalı şirkette 22.3.2013 tarihinde Karayolu Müdürü olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin iş akdinin, 31.3.2014 tarihinde davalı işverence haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini, yapılan feshin amir yasa hükümlerinin koşullarını taşımadığı gibi geçerli bir fesih olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı işveren nezdindeki çalışması bakımından iş güvencesi kapsamında olduğunu, müvekkilinin … süresinin altı aydan fazla olup, İş Kanununun 18/son maddesi niteliğinde işveren vekili sıfatını da taşımadığını, iş yerinde çalıştırılan işçi sayısı bakımından ise Yargıtay’ın müstakar içtihatlarında yer aldığı gibi uluslararası çalışan ve Türkiye gibi başka ülkelerde de işyeri/şubesi bulunan firmaların ayrı tüzel kişiliklere sahip olsalar dahi en az 30 işçi çalıştırma koşulunun sağlandığı kabul edilmesi gerektiğini, (Ek:l Yargıtay Kararları) Keza davalı taraf “Unico Logistic” adında Kore menşeili uluslararası boyutta faaliyet gösteren firmanın Türkiye ofisidir ve firmanın dünya genelinde 35’ten fazla ofisi bulunmaktadır. (Ek:2 Firmanın internet sitesinde yer alan ofis iletişim bilgileri) davalı işverence gerçekleştirilen feshin hiçbir gerekçeye dayandırılmadığını, iş akdinin feshedilme gerekçesini dahi öğrenme imkanı tanımayan müvekkilinin yazılı savunması da alınmadığını, feshin son çare olması kuralı da benimsenmediğini, ancak İş Kanununun18 ve 19 maddelerinin, amir hükümlerinin gereklerinin açık olduğunu, bilindiği gibi iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilmesi yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatları tahtında bir takım şekli kurallara bağlı kılındığını,iş akdinin feshinin geçersizliğine karar verilmesine ve işe iadesine, 4857 sayılı Kanunu’nun 21. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ile başvurusu üzerine işverenin işe başlatmaması halinde müvekkilin kıdeminin de göz önüne alınarak sekiz aylık ücreti tutarında davalı işverenin tazminat ödemekle yükümlü olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, dava için gereken bir aylık hak düşücü sürenin kaçırıldığını, işyerinde çalışan sayısının da 30 dan az olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı şirketin çalışan sayısının fesih tarihinde 30 işçinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararı Dairemizin …/11/2015 tarih 2015/23015 esas 2015/33513 karar sayılı ilamı ile davalı Unico Uluslararası Taşımacılık şirketi ortaklarının … … ve … … Co Ltd olduğu, firmanın dünya çapında 35’e yakın şubesinin ve 500’ün üzerinde çalışanının olduğu ileri sürülmüş olmakla Mahkemece yukarıdaki esaslar dahilinde araştırma yapılarak, davalı şirketinin çalışan sayısı belirlenip işverence feshin geçerli olup olmadığının tartışılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup, yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin çalışan sayısının 30 işçinin üzerinde olduğu, iş akdi işletmesel nedenle feshedilen davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı işverence ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık konusu işe iade davasının davacı tarafından 4857 Sayılı Yasa’ nın 20.maddesi gereği 1 ay içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş ise örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, dava dilekçesinde davacının iş akdinin 31/03/2014 tarihinde sona erdiğini iddia etmiş ise de, dosya içinde bulunan ve davacı tarafından 18/03/2014 tarihinde amirine gönderildiği anlaşılan mailde davacının iş akdinin ay sonu itibariyle feshedileceği, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplarının bu tarihe göre yapılmasını talep ettiği anlaşılmakla davacının en geç maili gönderdiği tarih olan 18/03/2014 tarihinde iş akdinin sona ereceğinden haberdar olduğu anlaşılmakla mailin gönderildiği tarih olan 18/03/2014 tarihinden itibaren bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 25/04/2014 tarihinde açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozulması gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 12,5 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılya iadesine,
Kesin olarak 04.10.2017 tarihinde karar verildi.