Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3506 E. 2017/5812 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3506
KARAR NO : 2017/5812
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/03/2013 tarih ve 2010/428-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan … Hiz. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında 17.10.2003 tarihli acentelik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalı acentenin poliçe primlerini müvekkili şirkete ödemediğini, cari hesabındaki borç miktarının 54.156.79 TL’ye ulaştığını, davalılar …, …, … ve …’in acente lehine ipotek vermiş olduklarını, acentenin primlerini ödememesinden kaynaklanan borçtan dolayı acente ve ipotek verenler aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile, ipotek bedeli düşüldükten sonra kalan kısım için de sadece acente aleyhine genel haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, ancak borçluların ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinin tamamına, acentenin ise genel haciz yolu ile yapılan icra takibinin bir kısmına itiraz ettiklerini, davalıların takiplere vaki itirazlarının yerinde olmadığını, davalılar … ve …’ın da acentenin borçlarından sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, davalıların takip dosyalarına itirazlarının iptalini, icra inkar tazminatına karar verilmesini, birleşen davada davalılar … ve …’ın acentenin borcundan sorumlu olduklarına ve borcun işbu davalılardan da faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … Hiz. Ltd. Şti, … ve … vekili, davanın dayanağını oluşturan takip dosyalarında müvekkilleri … ve …’ın borçlu olarak gösterilmediklerini, davacının alacak davası açarak alacak miktarını belirledikten sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmasının mümkün olduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin ipotek veren üçüncü şahıs konumunda olduklarını, davacının istediği alacağın likit ve muaccel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlara göre, davacı şirketin alacaklı olduğu gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibin 20.933,07 TL yönünden devamına, alacağın ipotek sınırı içerisinde kaldığı gerekçesiyle genel haciz yolu ile yapılan takibe ilişkin itirazın iptali talebinin ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı Acente vekili ve diğer davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, … 5. İcra Müdürlüğünün 2004/10105 Esas numaralı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasında tüm ferileri ile birlikte tahsil edilecek alacak miktarının ipotek limiti olan 30.000 TL ile sınırlı olacağının tabii bulunmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 745,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … Hiz. Ltd. Şti, …, …, … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınmasına, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.