YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10643
KARAR NO : 2017/12770
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin İptali ve Taliki
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, talep kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiş, karar, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, İİK. 41.maddesi yollamasıyla İİK. 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararının icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.),
Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi),
Kira tespit ilamları(12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),
Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. Madde),
Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ),
Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. Madde),
İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1, )
Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez.
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan …2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/465 Esas, 2013/492 Karar sayılı ve 10.04.2013 tarihli ilamı, kira bedelinin 01.04.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık net 11.700,00 TL olarak tespitine ilişkin olup, yukarıda belirtilen istisnalar arasında yer almaktadır. Ancak dosya arasındaki belgelerden takibe konu ilamın Yargıtay 6. Hukuk Dairesince onanarak 13.03.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece takibe konu ilamın takip tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu göz önünde bulundurularak buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.