Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3237 E. 2017/8877 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3237
KARAR NO : 2017/8877
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hüküm : TCK’nın 277/1, 277/2, 62/1, 53/1-2-3, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Eşi … ve kızı …’in davacı sıfatını taşıdığı Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/456 esasına kayden görülmekte olan tazminat davasına davalı tarafından şikayetçi …’nin şahit olarak bildirildiğini öğrenen ve 06.03.2014 günü saat 22.00 sularında şoförler kıraathanesinde arkadaşları ile çay içmekte olan şikayetçinin masasına gelen sanık …’ın, konuşmak istediğini söyleyerek kolundan tutup kenara çektiği şikayetçi …’nin tanıklık yapmasını engellemek amacıyla, onu; “Ben otobüsçü …’ım, benim davamda şahit olmayacaksın, olursan seni vururum, ben 4 yıl içeride yattım, davada şahit olursan seni vururum, ablanı ve kardeşini tanıyorum, yerlerini biliyorum, ablanı ve kardeşini vururum!” biçiminde tehdit etmesinden dolayı sübut bulan eyleminin TCK’nın 277/1. madde ve fıkrasındaki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, sanığın eyleminin tehdit suçunu da oluşturması nedeniyle TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kapsamında daha ağır cezayı gerektiren yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan belirlenen temel cezada TCK’nın 277/2. madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılmasına, tanıklık yapacak olan şikayetçiden hatıra binaen ricada bulunmayan sanığın fiilinin iltimas derecesini aşması nedeniyle suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 69. maddesi ile TCK’nın 277. maddesinin birinci fıkrasının sonuna eklenen “Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.” cümlesinin sanık hakkında uygulanmamasına dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiş; suçun isminin gerekçeli karar başlığına tehdit yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.