Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3557 E. 2017/5914 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3557
KARAR NO : 2017/5914
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/466-2015/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin “bigmal” unsurlu marka başvurusuna, müvekkilinin “Bigglook”, “Biggshop” unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nın kararıyla reddedildiğini oysa müvekkilin “Bıgglook” markasının 1999’dan beri kullanılmakta olduğunu, Biggtravel.com ve biggshop.com alan adlarının da tescilli olduğunu, markaların bilinir ve saygın olduğunu, davalının biggmall.comtr alan adını kullanmakta olduğunu, mağaza dışında da bu ibareyi kullandığını, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğunu, anlamlarının aynı olduğunu, davalıya ihtarname çekildiğini, ihtarnameye cevap gelmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek markanın tescil kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; TPE YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili; davaya konu marka başvurusu ile davacıya ait “Biggshop” markasının sınıflarının farklı olduğunu, davalı “Bigmal” ibaresinin davacının”Biggshop” ibareli markası ile benzer olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; başvuru markasıyla davacının markaları arasında benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Mahkemece YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın reddi kararı yerinde ise de, markanın hükümsüzlüğü istemi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda “Dava konusu marka belgelerinin tamamlanmaması sebebiyle markanın tescil edilemediği ve geçerliliğini yitirdiği” değerlendirilmesi yapılmasına rağmen dava tarihinden önce davanın konusunun ortadan kalmış olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılması ve tarafların haklılık durumuna göre de vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hüküm olması gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilini sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.