Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16119 E. 2017/18067 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16119
KARAR NO : 2017/18067
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 17/09/2009 tarihinden, 23/09/2013 tarihine kadar aralıksız, kasap olarak çalıştığını, fesih tarihine kadar aralıksız ve düzenli bir şekilde işine devam ettiğini, ancak işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, kıdem, fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin, hafta tatili ve 5 aylık ücret alacağı olmak üzere toplam 15.500 TL’nin fesih tarihinden itibariyle işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının hiçbir alacağının olmadığını, işinden kendisinin istifa ettiğini, buna göre davacının feshinin haklı olmadığını, ayrıca belirtmiş olduğu emsal ücretin de fahiş olduğunu, kasap dükkanında 3 kişiden az olarak belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davalı vekili, davacı işçiye 6000 TL ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, 11/09/2013 tarihli PTT dekontuna göre davalı tarafından…’a 5.972 TL havale edildiği, havale sebebinde de “… alacağına mahsuben” alıcı kısmında…, yatırılan meblağ kısmında ise 6000 TL yazılı olduğu görülmüş ise de, davacının alacağına mahsuben dava dışı… isimli şahsa yapılan ödemenin hangi alacak kalemi için yapıldığı belli değildir. Öte yandan davalı tarafın…’a yapmış olduğu bu ödeme davacıyı bağlar nitelikte değildir. Kaldı ki, davalı taraf…’a çıkartılan bu ödemenin davacı …’e aktarıldığına ilişkin herhangi bir delil de sunamamış, mahsup iddiasını ispat edememiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e bendine göre işçilik ücretleri ödenmez ise, işçiye haklı nedenle derhal fesih imkanı tanınmıştır. Burada işçilik alacaklarının tam ve yasaya uygun olarak ödendiği yönlerinde ispat yükü davalı işverendedir. Somut olayda da davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu alacaklarının ödendiğine dair, davalı tarafça dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulamamıştır.Dolayısı ile işçinin haklı nedenle iş ilişkini sonlandırdığının kabulü gerekmiştir.
Dosyaya celp edilen SGK hizmet dökümlerinden davacının 01/11/2009 – 09/09/2013 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde 3 yıl 10 ay 8 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile emsal araştırması nazara alınarak, ortalama 1.100 TL net ücret (1.538,68 TL aylık brüt) baz alınarak işçilik alacakları hesaplanmıştır.
Bir işçinin hiç durmaksızın 3 yıldan fazla süre boyunca fazla mesai yapması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğinden hesaplanan yüksek miktar da nazara alınarak, takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak fazla mesai ücreti hüküm altına alınmıştır. Ancak iş bu hakkaniyet indirimi karşı vekalet ücretine yansıtılmamıştır.
Hukuka uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen rapor hükmü esas alınmış, davacı vekili de rapor doğrultusunda talebini ıslah etmiştir. Islah dilekçesi ise, usulüne uygun olarak davacı vekiline duruşmada elden tebliğ edilmiştir. Hal böyle iken, yukarıdaki açıklamalar ışığında her alacak yönünden temerrüt tarihleri de nazara alınarak ilgili faizlerin ayrı ayrı işletilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacıya fesihten 2 gün sonra 11.09.2013 tarihinde banka yolu ile 6.000,00 TL ödendiği anlaşılmıştır…. yeminli ifadesine göre davacıya yapılan bu ödemenin hangi alacağa karşılık olduğu davacıya da sorularak açıklığa kavuşturularak hüküm altına alınan alacaklardan mahsubu üzerinde durulması gerekirken eksik inceleme ile yapılan değerlendirme hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,13.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.