Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/11571 E. 2017/11914 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11571
KARAR NO : 2017/11914
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın müştekinin Devlet Hastanesi odası içinde prize takılı vaziyette bulunan suça konu cep telefonunu çalması biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden,suç vasfında yanılgı sonucunda aynı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, her iki fıkrada öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın müşteki …’ya ait nüfus cüzdanını ele geçirip cep telefonu bayisine giderek müşteki … adına sahte abonelik sözleşmesi tanzim ettirdiği ve müşteki adına GSM hattı çıkarttığı iddia edilen olayda, hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104. ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı bilgi ve belge verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme gözetilip, sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.