YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21138
KARAR NO : 2017/11527
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı 3. kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı 3. kişi vekili Avukat Nilüfer Cansu Akçay geldi. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, 04.05.2015 tarihinde haczedilen hayvanların müvekkillerine ait olduğunu, borçluya ait hayvan olmadığını, haczedilen hayvanların borçlu ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz esnasında borçlunun hazır bulunduğunu, davacı vekilinin iddia ettiğinin aksine 3. şahıs …’in daha sonra haciz mahalline geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yasal süre içinde istihkak davası açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
İİK’nun 96 vd. maddesine göre, borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3. kişi tarafından bizzat kendi lehine yada İİK’nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran 3. kişiler, diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK’nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir.
Temyize konu dava, 04.06.2015 tarihinde açılmış ve Mahkemece Elmadağ İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/43 Esas, 2015/33 Karar sayılı dosyası üzerinden 15.05.2015 tarihinde verilen kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde dava açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dayanak gösterilen Elmadağ İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/43 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararının incelenmesinde; talebin istihkak iddiası sebebiyle takibin taliki veya devamına yönelik olduğu, mahkemece İİK 97/4 maddesi gereğince teminat karşılığında takibin ertelenmesine ve satışın durdurulmasına, karardan bir suretin 3. kişi vekiline tebliğine karar verildiği görülmektedir. Ne var ki; bu kararda istihkak davası açma yükümlülüğünün hangi tarafa yüklendiği belirtilmediği gibi 7 günlük süre içinde istihkak davası açılmaması durumunda nasıl bir hukuki sonuç doğacağına dair ihtara da yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca, istihkak iddiasının değerlendirilmesine dair kararın, taraflar bakımından açık, anlaşılır olmadığı, başka bir ifadeyle kararın müphem olduğu, dava açılmaması halinde doğacak hukuki sonuçlar bakımından da davanın taraflarına gerekli ihtaratların yapılmadığı gözetilerek temyize konu davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Bu doğrultuda; davanın süresi içinde açıldığı belirlendikten sonra, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gösterdikleri deliller toplanarak davanın esası hakkında hüküm vermek gerekirken yazılı şekilde davanın süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı 3.kişiye verilmesine, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.