Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3614 E. 2017/8882 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3614
KARAR NO : 2017/8882
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hükümler : Sanıklar hakkında TCK’nın 44. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 277/1, 277/2, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar … ve … ile sanıklar … ve … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve … ile sanıklar … ve … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklardan … ve …’ün oğluna karşı kasten öldürmeye teşebbüs, sanık …’e karşı kasten yaralama ile hakaret suçlarını işlediği iddia olunan …adlı kişinin sanık olarak yargılandığı Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/227 esasına kayden görülmekte olan davanın 04.12.2012 tarihli duruşma gününde, duruşma salonuna alınmak için adliye koridorunda bekleyen ve soruşturma evresinde tanık sıfatıyla …lehine beyanda bulunan şikayetçi …’i gören sanıkların, şikayetçiye yaklaşıp, Tuzluca İlçe Jandarma Komutanlığınca şikayetçiyi adliyeye getirmekle görevlendirilen tanık …’ın yanında, şikayetçiye yönelik olarak, bir kısmı tehdit içeren sözler söyleyerek, gerçeği söylemekle yükümlü olan tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmeleri nedeniyle TCK’nın 106/2-c madde, fıkra ve bendinde düzenlenen birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve aynı Kanun’un 277/1-2. madde ve fıkralarında düzenlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanıkların suçlamaları kabul etmemeleri, şikayetçi …’in Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/227 esasına kayden görülmekte olan davanın 04.12.2012 tarihli duruşması esnasında; duruşmada hazır bulunan sanıklar … veya … ile … ve …’ı kastederek, “…az önce dışarıda şu an huzurda bulunan bayan, … isimli şahıs ve dışarıda bulunan çocuğun babası bana sen niye tanıklık yapıyorsun diye sordular ve arkasından da bana … seninle sonra görüşeceğiz dedi.” biçiminde beyanda bulunmasına rağmen sanıklar hakkında tehdit ve yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçlarından başlatılan adli soruşturma kapsamında gerek kollukta gerek istinabe mahkemesince şikayetçi sıfatıyla alınan ifadelerinde; sanık …’ın, “Sen neden buraya geldin, ifade vermeye neden geldin, ben sana buraya gelme demiştim”, sanık …’ün, “Sen görürsün, daha sonra sana ne yapacağız”, sanık …’ün, “Sen onlardan para almışsın, para karşılığı buraya gelip ifade veriyorsun”, sanık …’ün “Doğru düzgün ifade ver, neden düzgün ifade vermiyorsun” biçiminde sözler söylediklerine dair ilk beyanıyla çelişkili iddialarda bulunması, olayın tek görgü tanığı olan …’ın gerek soruşturma evresinde gerek istinabe mahkemesince alınan ifadesinde olay günü şikayetçinin yanına gelen 4-5 kişinin içeriğini hatırlamadığı tehditvari sözler söylediklerini beyan etmiş olması, dosya kapsamına göre; şikayetçinin yanına gelen 4-5 kişinin sanıklar olup olmadığı, sanıklar ise sanıklardan hangisi ya da hangileri olduğu ve bu kişilerden hangisinin hangi sözleri söylediği tespit edilememiş olup, aradan geçen zaman dilimine nazaran bu hususların tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması karşısında, sanıkların, savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanıkların sübut bulan eylemlerinin, TCK’nın 106/2-c madde, fıkra ve bendinde düzenlenen ve iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngören birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçu ile TCK’nın 277/1. madde ve fıkrasında düzenlenen ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngören yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında, işledikleri bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanıkların, TCK’nın 44/1. madde ve fıkrası gereğince bunlardan en ağır cezayı gerektiren birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan dolayı TCK’nın 106/2-c madde, fıkra ve bendi gereğince cezalandırılmaları, ayrıca, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 90. maddesi ile TCK’nın 277. maddesinin ikinci fıkrası olarak düzenlenen “Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.” hükmü uyarınca sanıklara hükmedilen cezalarda artırım yapılması, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan dolayı TCK’nın 277/1-2. madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Adliye koridorunda bekleyen şikayetçi …’e yönelik olarak sanıklardan …’ın, “Sen neden buraya geldin, ifade vermeye neden geldin, ben sana buraya gelme demiştim”, sanık …’ün, “Sen görürsün, daha sonra sana ne yapacağız”, sanık …’ün, “Sen onlardan para almışsın, para karşılığı buraya gelip ifade veriyorsun”, sanık …’ün, “Doğru düzgün ifade ver, neden düzgün ifade vermiyorsun” biçiminde sözler söylediklerinin kabul edilmesi, sanıklar …, … ve …’ün beyanlarının tehdit içermemesi ve sanıklar tarafından tesadüfen görülen şikayetçiye karşı olayın aniden gelişmesi karşısında, sanıkların suç işlemeden önce aldıkları karar doğrultusunda birlikte hareket ettikleri ya da suç işlendiği sırada ortak irade ile davrandıklarına ilişkin kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 106/2-c madde, fıkra ve bendinde düzenlenen birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçunu da oluşturduğunun kabulüyle sanıklara yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan hükmedilen cezalarda bu nedenle TCK’nın 277/2. madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılması,
c) Sanıklar hakkında TCK’nın 277/1-2. madde ve fıkraları gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. madde ve fıkrası gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, sanıklara, 2 yıl 1 ay hapis cezası hükmetmek yerine, TCK’nın 61. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde yılın aylara dönüştürülüp, 1 yıl 13 ay hapis cezası hükmolunarak eksik ceza tayini,
d) Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar … ve … ile sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.