YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11586
KARAR NO : 2017/15227
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vek. Av. … ve karşı taraftan … vek. Av. … Küçük geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, boşanma davasına sundukları cevap dilekçeleri ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıda kalan takıların ve aracın değeri olan 20.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 22.12.2010 tarihli dilekçelerinde harca esas değer 31.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesi ve ziynetlere ilişkin talep tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. Mahkemece verilen süre içinde davacı tarafça 24.01.2012 tarihinde sunulan dava dilekçesi netice kısmının açıklanmasına ilişkin dilekçelerinde, düğünde takılan ziynetler ve para yönünden 15.500,00 TL, davacı kadının eski model aracı takas edilerek davalı adına alınan araç için 17.625,00 TL, davalı tarafta kalan giyim ve ev eşyaları yönünden ise 10.940,00 TL olmak üzere tüm alacak kalemlerinin toplamının 44.065,00 TL olduğu izah edilerek ziynet eşyalarının aynen mümkün olmadığı takdirde bedelinin iadesi, davacının katkısı ile edinilmiş malların ise boşanma ile birlikte tasfiyesi istenmiştir.
Davalı … vekili, düğünde takılan paraların düğün nedeniyle yapılan borçların ödenmesinde kullanıldığını, ziynet eşyalarının ise davacı kadın adına açılan kiralık kasaya konulduğunu davalının uhdesinde bulunmadığını, davaya konu edilen aracın alımında davacının kişisel malı olan aracın cüzi bir miktar sayılarak takas edildiğini, ancak bakiye kısmın davalının birikimleri, yine davalı tarafından çekilen banka kredisi, davalının kardeşinin yardımı ile tamamlandığı, borçları ödemekte zorlanınca aracı satmak zorunda kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile araç yönünden 4.880,00 TL değer artış payı ile 5.261,90 TL katılma alacağına, 1 adet 14 ayar 40 gr.inci set gramı 57,00 TL.’den 2.280,00 TL,0,25 x 3CT.=0,75CT.VS-I 14 ayar 3 taşlı pırlanta kolye 3.500,00 TL, 0,25 x 4= 1CT.VS-I 14 ayar 2’şer taşlı 2 adet pırlanta küpe 4.650,00 TL.,0,25 CT.VS-I 14 ayar 1 adet pırlanta yüzük 1.150,00 TL, 4 adet 22 ayar 10 gramlık bilezik gramı 66,65 TL.’den 2.660,00 TL, 2 adet yüzük 22 ayar 4’er gram, gramı 66,65 TL.’den 533,20 TL, 20 adet çeyrek altın adedi 125,00 TL.’den 2.500,00 TL,4 adet reşat altın adedi 508,00 TL.’den 2.032,00 TL ve 3.455,00 TL paranın davalı …’tan alınarak davacı … Işık’a aynen iadesine, olmadığı takdirde talep gibi 15.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, yazılı şekilde düğünde takılan 3.455,00 TL para yönünden talebin kabulüne karar verilmesi yerinde olmuş ise de ziynet eşyaları yönünden karara katılma olanağı bulunmamaktadır.
TMK 6. maddesi uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve beyanlardan düğünden sonra tarafların 02.06.2009 tarihinde Halkbankası’na gittikleri ve ziynet eşyalarının sadece davacı kadın adına açılan kiralık kasaya konulduğu sabittir. Halkbankası yazısından kiralık kasanın (boşanma davasının açıldığı 03.08.2009 tarihinden sonraki bir tarih olan) 18.03.2010 tarihinde davacı kadın tarafından kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, temyize konu olayda davacı, ziynetlerin elinden aldığını ispatla yükümlüdür. Dosya kapsamından ziynetlerin, kiralık kasadan alınıp kocaya verildiği ya da koca tarafından alındığı hususunun davacı kadın tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığına göre ziynetler yönünden talebin reddi gerekirken delillerin hatalı değerlendirmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanı sıra, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK 26). Davacı tarafın dosya kapsamında faize ilişkin talebi olmadığı halde yazılı şekilde alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı …’dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı …’a verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.