YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3717
KARAR NO : 2017/5881
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2015 tarih ve 2015/191-2015/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …’de görev yapmakta iken 16.872,79 TL olağanüstü hal tazminatının … Bankası Van Şubesi’ne yatırıldığını, müvekkiline bu konuda tebligat yapılmadığını, Tasfiye Halinde … Bankası A.Ş. ile yapmış olduğu yazışma sonucu hesabına yatırıldığını öğrendiğini, … Bankası A.Ş’nin tasfiye olması ile birlikte bankanın kapatılarak … Bankası … Şubesine aktarıldığını, olağanüstü hal tazminatını alamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.576,13 TL’nin 26.02.1993 tarihinden itibaren, 10.296,65 TL’nin 15.07.1994 tarihinden itibaren toplam 16.872,77 TL olağanüstü hal tazminatı alacağından şimdilik 4.500,00 TL alacağın belirtilen tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, 4603 sayılı Kanun’a 4684 sayılı Kanun ile eklenen geçici 3. madde ile … Bankası A.Ş’nin bankacılık iş ve işlemlerinden kaynaklanan yükümlülükleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetlerinin … Bankasına ve … Bankasına devredildiğini, devir protokolünün 10.07.2001 tarihinde imzalandığını, müvekkili tarafından davacı hakkında tesis edilen herhangi bir işlem bulunmadığını, Tasfiye Halinde … Bankası A.Ş’nin tüzel kişiliğinin tasfiyeyle sınırlı olmak üzere devam ettiğini, dava konusu hesapların müvekkili bankaya devredilmediğini, husumetin Tasfiye Halinde … Bankası A.Ş’ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tasfiye haline giren … Bankası A.Ş’nin bankacılık hizmetleri ve bankacılık iş ve işlemlerine ait yükümlülüklerinin … Bankası A.Ş’ye devredildiği, … Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu’nun 18/03/2003 tarih ve 63 sıra sayılı kararı ile olağanüstü hal tazminatı ve ek tazminat konularının tasfiye halinde … Bankası Tasfiye Kurulu tarafından tamamlanmasının uygun olacağına karar verildiği, Tasfiye Halinde … Bankası A.Ş’nin tüzel kişiliğinin tasfiyeyle sınırlı olmak üzere dava konusu tazminatın tasfiyesi ve ödenmesi işlemleri ile bu konuda açılacak davalarda dava ehliyetine sahip olduğu, davalı … Bankası A.Ş’nin dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına yatırılmış olan OHAL tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa’nın 3/k bendinde “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” tüketici, 3/ı bendinde ise ” Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan… bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa’nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa’nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK’nin 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 20.02.2015 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa’nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.