YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27358
KARAR NO : 2017/17176
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı yanıda 07/11/2011 tarihinde çalışmaya başladığını, 31/12/2015 tarihinde davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini, davacının satış danışmanı olarak görev yaptığını, davacının görevlerini süresi içerisinde layıkı ile yerine getirdiğini, 30/12/2015 tarihinde aynı gün sabah 08:45’te davacının mağaza yöneticisi … tarafından iki yöneticinin mağazayı ziyaret edeceğinin davacıya telefon mesajı ile bildirildiğini, davacının sima olarak tanıdığı Bölge Yöneticisi …. ile…’ın birlikte geleceklerini, saat 09:30 sıralarında …..’ün mağazaya giriş yaptığını, her açılışta olduğu gibi mağazanın kepenginin birinin kapalı kaldığını diğerinin ise yarım metre açık olduğunu, davacı ve mağaza müdürü işlerini yaparken bu esnada iki kepenk arasıdaki cam bloktan sırt çantalı birisinin cama vurarak kapıyı işaret ettğini gördüklerini, davacının kepenke yöneldiğini ve cama vuran şahsın davacıya kepenki kaldırır mısın dediğini, davacının gelenin müşteri olduğunu düşenerek ” beyfendi mağazamız saat 10:00 da açılacak” dediğini, bunun üzerine şahsın ikinci kez bu sefer sert bir üslupla ” kepenki kaldır ” dediğini, davacının kendisine tekrar ” beyfendi mağazamız 10:00 da açılacaktır” dediğini, bu defa şahsın ” ben … aç kapıyı ” dediğini, bunun üzerine kapı anahtarları mağaza yöneticisi ….’de olduğu için davacının ofise gidip durumu anlatıp kapıyı açmasını rica ettiğini, mazağa müdürünün ofisten çıkıp kepenki kaldırdığını, davacının daha önce tanışmadığı ….’ın mağazaya tek başına aynı pozisyonda çalışan önceki yöneticilerin takım elbise ile gelirken günlük kıyafetleri ve sırt çantası ile geldiğini, bu durumunda davacının tanımadığı şahsı işverenin alışılagelmiş yöneticilerinden farklı giyindiği için bir yönetici olarak algılamasının zorlaştığını, … davacıya kapıyı neden açmadığını sormuş, davacı kendisini tanıtmadığını, güvenlik açısından sakıncalı olduğunu söylediğinde, kim olursa olsun kapıyı açmak zorunda olduğunu davacıya belirttiğini, davacının kendisi ile devamlı suretle beyfendi şeklinde hitap ederek konuşmasına rağmen şahsın davacıyı rencide edici tarzda konuşmaya devam ettiğini, 31/12/2015 günü mağaza yöneticisi …. ve bölge yöneticisi ….’un mağazaya geldiğini,…’un davacıya iş akdinin aynı gün itibari ile feshedildiğini sözle bildirdiğini, davacıya herhangi bir neden belirtilmediğini, ayrıca davacının kendisini savunmasına, herhangi bir yazılı savunma vermesine fırsat verilmediğini iddia ederek iş akdinin feshinin geçersizliğine karar verilmesine ve işe iadesine, 4857 sayılı Kanunu’nun 21. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ile başvurusu üzerine işverenin işe başlatmaması halinde müvekkilin kıdeminin de göz önüne alınarak sekiz aylık ücreti tutarında davalı işverenin tazminat ödemekle yükümlü olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, haksız ve hukuka aykırı işe iade talebinin reddi gerektiğini, davacının davalı şirkette 07/11/2011 tarihinde stajyer satış danışmanı olarak görev yapmaya başladığını, ve iş akdinin feshededildiği 31/12/2015 tarihine kadar son olarak satış danışmanı olarak görev yaptığını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d uyarınca haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının fesih bildirimini imzalamaktan imtina ettiğinden fesih bildiriminin şahitler huzurunda davacıya okunarak içeriği açıklandığını ve bu durumun tutanak altına alındığını, davacının iddialarının tamamı ile hayal ürünü olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin 31/12/2015 tarihli fesih bildirimi ile müdürü … Beye agrasif tutum sergilediği, üzerine yürüdüğü, saldırı amaçlı hamlelerde bulunduğu müdahale etmeye çalışan mağaza yöneticisini aradan çıkartmaya çalışarak itirek fiziksel müdahalelerde bulunduğu böylece 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca iş akdinin feshedildiğinin anlaşıldığı, dinlenen şahit beyanları ile davacının müdürü ile karşılıklı olarak tartıştıkları, her iki tarafın da vücutlarını birbirlerine zaman zaman yakınlaştırdıkları, aralarında münakaşa olduğu anlaşıldığı, bu olaylar sırasında davacının yöneticiye hitaben küfür veya hakaret ettiği yönünde şahitlerin beyanda bulunmadıkları ayrıca yöneticisinin üzerine yürüdüğü yönünde beyanlarının olmadığı yönetici ile olan bu diyaloğun 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi kapsamındaki eylem olduğu yönünde yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığı, davacının davranışlarının 25. madde kapsamında nitelendirilemeyeceği ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. madde kapsamında değerlendirilebileceği bu durumda da davacının savunması alındıktan sonra uygun cezanın uygulanması gerektiği, böylece iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş ise de mahkemenin de kabulünde olduğu üzere iş akdinin feshine konu edilen eylem esnasında davacı işçinin işyerini denetime gelen yöneticisi ile tartışma içerisine girdiği, tartışmanın birbirine hakaret ve darp boyutuna ulaşmamakla birlikte karşılıklı olarak birbirinin üzerine yürüme, ses yükseltme, vücutlarını birbirlerine yakınlaştırma gibi boyutları olduğu, işin daha da büyümesinin mağaza müdürünün araya girmesiyle engellenebildiği, yaşanan bu olay nedeniyle karşılıklı güven ilişkisinin bozulduğu, bu durumun geçerli fesih nedeni olduğu sabittir. Mahkeme, geçerli fesih nedenini kabul etmekle birlikte savunma alınmadığı için feshin geçersizliğine hükmetmiş ise de işveren, yaşanan olayları sataşma olarak kabul etmiş ve haklı fesih yoluna gitmiştir. Dairemiz uygulaması, işverenin haklı fesih prosedürünü işlettiği durumlar için fesih nedeninin gerçekte haklı olmayıp geçerli olduğu durumlarda sırf savunma alınmaması geçerliliği ortadan kaldırmayacağı şeklindedir. Açıklanan nedenle feshin haklı değil ancak geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 180,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 01.11.2017 tarihinde karar verildi.