Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7135 E. 2017/14646 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7135
KARAR NO : 2017/14646
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, 2744 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olan …oğlu … ile Ali’ye kayyım atanması için …Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/487 Esas sayılı dosyası ile yetki verildiğini izah ederek adı geçen şahıslara kayyım atanmasını talep etmiştir.
Asli müdahil Hazine vekili; en büyük mal memuru olan İstanbul defterdarının yönetim kayyımı olarak atanması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yapılan tahkikat sonucunda hakkında kayyım atanması istenen Ali’nin açık kimlik bilgileri ve mirasçılarının saptanamadığı, bu kimsenin malları üzerinde hazinenin hak ve menfaati bulunduğundan 2744 parsel sayılı taşınmazın 1/8’inde paydaş olan Ali’nin hak ve menfaatlerini korumak için 3561 sayılı yasanın 2.maddesi uyarınca İstanbul defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasına, Arif oğlu …’ın ise tapulama tutanaklarında kardeşlerinin isimlerinin olduğu, kendisinin ölü olduğu, kim olduğunun öğrenilebileceği, dolayısıyla kendisine kayyım atanmasına gerek olmadığı gerekçesiyle bu kişi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen kısım yönünden asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde sadece tapu kaydında yer alan bilgilere göre davanın Arif oğlu … yönünden reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, tapu müdürlüğünden gönderilen belge ve bilgilerden yararlanmak suretiyle taşınmaz hissedarlarından Arif oğlu …’ın açık kimliği ile sağ olup olmadığı, ölü ise mirasçılarının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle asli müdahil vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.